Çağımızda cinsel tepki aşaması ilk olarak bu devreyi dört aşamada ele almayı öneren Albert Moll tarafından çözümlenmiş ve tanımlanmıştır: 1. Şehvete düşkünlüğün başlaması, 2. Düzenli şehvet duyguları, 3. Şehvet doruğu ve 4. Ani düşüş. Moll’dan sonra Willhelm Reich, bir kitabında bir başka tanımlama getirmiştir: 1. Mekanik gerilim, 2. Biyo-elektrik yükü, 3. Biyo-elektrik yükün boşalması, 4. Mekanik rahatlama (çözülme).
Yakın zamanlarda ise, Masters ve Johnson, araştırmalarıyla bu aşamayı başka bir biçimde yorumladılar; 1. Heyecan aşaması,
2. Düzlük aşaması, 3. Orgazm ve 4. Sönüş aşaması. Masters ve Johnson, ayrıca beşinci aşama olarak cinsel isteksizlik devresini getirdiler.
Burada, kadın organlarındaki cinsel tepkiler Masters ve Johnson’in tanımladığı gibi ele alınmıştır. Ancak tepkilerin tüm vücudu etkilediği de anımsanmalıdır.









Kadın ve erkek tepkileri temelde aynıdır. Bazı belirgin farklılıklar vardır ama bunlar kesin değildir. Hatta insanın temel cinsel bir tepkisini ve onun kadın ve erkekteki değişik biçimlerini tartışmak duyarlı kılar konuyu.
Cinsel etkinlik sırasında insan vücudu belli, tipik çok sayıda fiziksel değişim biçimlerine sahne olur. En basit terimlerle, bu örnek, gerilimin görülmesi ve gevşemesi olarak tanımlanabilir. Bununla birlikte, bu süreci daha ayrıntılı görebilmemiz için bilimadamları çeşitli yaklaşımlarda bulunmuşlardır. Bilimadamları, insanın cinsel tepkilerini iki, üç, hatta dört farklı aşamada ele almışlardır. Kadının cinsel tepkilerinin aşağıdaki tanımı Mas-ters ve Johnson tarafından önerilen dört aşama temeline dayanmaktadır.
1. Heyecan
Eskiden kadınların cinsel uyarımlara karşı tepkisinin erkekten daha yavaş olduğuna inanılırdı. Yanlıştır bu inanış. Yalnızca erkekler değil, aynı zamanda kadınlar da cinsel olarak çok ani uyarılabilir ve kimi kadınlar birkaç dakika içerisinde birden fazla orgazma ulaşabilirler. İşin doğrusu, cinsel ilişkiye geçişten sonraki 15 ile 30 saniye arasında orgazma ulaşan kadınlar da vardır. Bununla birlikte kadın, cinsel uyarılmanın ilk aşamasında başka şeyleri erkekten daha kolay düşünebileceği için, doğrudan sürekli fiziksel uyarımlara bağlılığı oldukça önemlidir. Bu nedenle birçok kadın, cinsel ilişki sırasında erkeğe göre orgazm için daha çok zamana gereksinim duyar. Elbette
bu sırada fiziksel etmenlerin artışı bu süreyi etkiler. Genel.olarak kadınların salt bakış ve seslerle ya da erotik hayal ve sezinlemeyle cinsel uyarımı pek kolay olmamaktadır. Bir başka deyişle, herhangi bir kadın, tercih ettiği uyarım yöntemini yoğunlaştırabildiği zaman (örneğin mastürbasyonda) tıpkı herhangi bir erkeğin başarabildiği ölçüde orgazma ulaşmayı başarabilir.
Kadınlarda cinsel heyecanın ilk ve en açık belirtisi, vajinanın yağlanma-sıdır. Etkin uyarımlara bir tepki olarak vajinanın duvarları vajinayı bir süre sonraki cinsel ilişkiye hazırlamak için saydam bir salgı üretmeye başlar. Vajinada herhangi bir yağlanma olmaksızın erkek cinsel organının vajinaya girmesi kadın ve erkek için ağrılı ve acılı olabilir. (Kadındaki bu ilk cinsel heyecan örneğinin erkekteki karşılığı penisin sertleşmesidir. Kısacası penis vajinaya girmek için, vajina da onu kabul etmek için hazır olur.) Uyarılmanın devamıyla vajinanın iç kısmının üçte ikisi aynı boyda ve uzunlukta artış gösterir. (Vajina heyecansız durumda sönmüş bir balon gibidir, yani duvarları birbirine temas eder.) Aynı zamanda bu aşamada vajinanın alışılagelmiş pembe rengi daha da koyulaşır. Sonraki aşamalarda koyulaşma daha da artar.
Ayrıca bir kadının dış dudaklarının tepkisi farklı olarak, o kadının çocuk doğurmasına bağlıdır. Kadın doğum yapmamışsa cinsel heyecanla birlikte büyük dudaklar düzleşip açılarak, dölyolu girişinin ortaya çıkmasını sağlar. Doğum yapmış bir kadının dış dudaklarıysa geniş olur ve bunlar heyecanlanmayla birlikte biraz daha genişleyerek dölyolu girişini açığa çıkarırlar. İç dudaklar da bütün kadınlarda belirgin bir biçimde şişer ve koyu kırmızı bir renk alırlar. Peniste olduğu gibi klitoris de dokuların kanla dolmasından dolayı büyür. Bu büyüme daha çok klitoris tabanının çapının genişlemesiyle göze çarpar. Aynı zamanda dölyatağı da şişmeye başlar ve karına, yani yukarı doğru çekilerek vajinanın uzamasına yardımcı olur.
Cinsel heyecanlanma sırasında meme uçları dikleşir ve bu dikleşme öbür aşamalar boyunca devam eder. Her memenin çevresindeki koyu bölge, hatta tüm meme kan hücumuna uğrar ve şişer. Bu durumda meme dikleşmesi kendisini yavaş yavaş gösterdiği çin daha az göze çarpar. Cinsel gerilimin artışı istemli ve istemdışı kasların vücudun değişik yerlerinde kasıl-malarıyla nabız atışının ve kan basıncının yükselmesine yol açar.
Cinsel heyecanın gelişimini gösteren tüm belirtilere ek olarak, bazı kadınlarda cinsel kızarıklıklar diye bilinen kırmızı lekeler görülür. Orgazm aşamasıyla sona eren bu kırmızı lekeler, karından başlayarak göğüs ve boyuna yayılır.
2. Düzlük Aşaması
Düzlük aşaması, heyecan aşamasının devamından başka bir şey değildir. Düzlük sözcüğü artık orgazma değin değişmeksizin sürecek olan belli bir heyecan düzeyine ulaşıldığını göstermek için kullanılır.
Bu aşamada vajinanın iç kısmının üçte ikisi, genişlikte ve uzunlukta önemsiz bir artış gösterir. Bununla birlikte vajinanın dış kısmının üçte biri, büyük ölçüde kan hücumuna uğrar. Bunun sonucu olarak ilk heyecan aşamasında genişlemiş olan bu kısım, %33 oranında daralır. Masters ve Johnson, vajina dışının üçte birinin böyle kanla dolarak daralmasına ‘orgazm düzlüğü’ adını vermişlerdir.
Dış dudaklarda önemli bir değişiklik görülmemekle birlikte, iç dudakların rengi koyulaşmaya devam eder. Bu çok belirgin renk değişikliği orgazmın yaklaşmakta olduğunu gösterir. Koyulaşma, özellikle doğum yapmış kadınlarda çok daha fazladır. Belli bir heyecan düzeyine ulaştıktan sonra klitoris, üzerindeki derinin altına saklanarak dokunulamaz hale gelir. (Geçmişte klitorisin cinsel heyecanla dokunulamaz hale gelmesi, cinselliğin bir artışı olarak görülmezdi.) Kadında, erkeğin Cowper bezleri karşılığı olan Bartho-lin bezleri bu sırada ya da heyecan aşamasının sonlarında az bir sıvı sagıla-yabilir. Aynı zamanda dölyolu da karına, yani yukarıya doğru çekilerek genişler.
Göğüsler de düzlük aşamasında en son büyüme noktasına ulaşırlar. Kızartılar varsa daha da artarak yayılabilir.
3. Orgazm
Grekçe ‘şehvetli heyecan’ anlamına gelen orgazmus sözcüğünden türeyen orgazm, cinsel heyecanın en üst noktasında aniden gelen kas ve sinir gerilimi ve boşalmasıdır. Bu olay kadın ve erkekler için temel olarak aynı olup insanoğlunun ulaşabildiği en yoğun fiziksel hazdır. Orgazm, ancak birkaç saniye sürer ve sonra tüm vücudu saran bir dizi kasılma ya da bir nöbet biçiminde algılanır. Ardından tam bir rahatlama, gevşeme olur. Cinsel bakımdan olgun erkeklerde, orgazm eşliğinde meni boşalması olur. Kadınlarda meni üretimi olmadığı için böyle bir boşalma görülmez. Ancak tüm öteki yönlerden fizyolojik süreçler her iki cins için de aynıdır. («Erkeğin Cinsel Tepkileri» bölümüne bakınız.)
Orgazm deneyi her iki cins için temelde aynıyken, kadınların kısa bir zaman içinde birden fazla orgazma sahip olma konusunda daha iyi durumda olduğu görülür. Aslında erkeklerde de buna benzer durumlara rastlanır. Bu, özellikle daha genç erkeklerde olmaktadır. Kadınlarda ise özel bir durumdan çok yaygın bir avantaj olarak değerlendirilmelidir.
Ayrıca bir fark daha vardır: Erkeklerde pratik olarak orgazm şeması pek değişmez; oysa kadınların birkaç yoldan orgazmı yaşadıkları görülür. Bazı kadınlarda orgazm kısa süreli ve hafif, bazılarında ise uzun süreli ve şiddetli olur. Hatta aynı kadın değişik durumlarda birbirinden farklı orgazmlar yaşayabilir. Bununla birlikte, bu olası değişikliklerin altında yatan temel fizyolojik süreçler değişmeksizin kalır.
Kadınlarda orgazm, vajinanın üçte birinde Masters ve Johnson’ın ‘orgazm düzlüğü’ olarak adlandırdığı aşamada kuvvetli ritmik kasılmalarla başlar. Üçten 15′e değin sayılabilen bu kasılmalar ilkönce saniyenin daha altında bir sürede gerçekleşebilir, sonra giderek zayıflayarak araları uzar. Hemen hemen aynı zamanda dölyatağında da kasılma olur. Buna karşın bu kasılmalar düzensizdir. Bunlar dölyatağının üst kısımlarından başlar, aşağıya doğru uzanırlar ve doğumun ilk aşamasındaki kasılmalara benzerler. Rektumun büzgen kasları da orgazmik düşlük aşamasında aynı aralarla birkaç kez kasılırlar. Genel olarak yalnız belden aşağı bölgede değil, aynı zamanda boyun, kollar, eller, bacaklar ve ayaklarda da büyük kassal gerilmeler vardır. Kan basıncı ve nabız atışı düzlük aşamasına yaklaşıldığında, görülenden daha fazla bir yükselme gösterir. Tabii bu aşamada soluk alma daha da sıklaşır. Kuşkusuz tüm bu fiziksel tepkilerin şiddeti, cinsel gerilimin derecesine ve süresine bağlıdır. Daha önce de açıklandığı gibi, bazı kadınlar orgazm sırasında «prostatik boşalma» diye adlandırılan bir sıvı çıkartırlar. Bu sıvı iyi gelişmiş idraryolu bezleri tarafından üretilir (kadın prostatı).
4. Sönüş Aşaması (Geri Dönüş)
Orgazmdan sonra tüm vücutla birlikte cinsel organların da eski haline gelmesi için biraz zamana gereksinim duyulur. Sönüş ya da geri dönüş aşa-
ması dediğimiz bu aşamada, orgazm düzlüğünde dış kısmının üçte biri kanla dolan vajina, çabucak eski haline döner. Aynı zamanda dış ve iç dudaklar da kısa zamanda eski biçimlerini alırlar. Klitoris, derisinin altından çıkarak yeniden görünebilir hale gelir. Dölyatağı da orgazm öncesi biçimini alır, bir yandan alışılagelmiş büyüklüğüne dönerken, bir yandan da iç kısmının üçte ikisinde görülen şişme iner. Daha önce sözü edilen cinsel kızarıklar da gözden kaybolur. Göğüsler ve meme uçları yeniden eski durumuna dönerken kassal gerilimin gevşemesiyle nabız atışı ve kan basıncı düşer, soluk alma da normale döner.
Şu noktaya dikkat edilmelidir: Birçok kadının bu aşaması erkeklerinkine benzemez, en azından açıkça belli olmaz. Uyarımların devamlı ve yinelenmesine kadınlarda ikinci, üçüncü orgazmlara ulaşılabilir. Gerçekten de birçok kadın art arda orgazm olma yeteneğine sahiptir. Açıktır ki, sönüş aşaması burada tanımlandığı gibi değildir, ancak bu orgazmların bitiminden sonra başlayabilir.